2019 gurbetçinin kara yılı oldu


0
1 share

2019 yılı, yurt dışında yaşayan vatandaşların büyük hak kayıplarına uğradıkları yıl olarak tarihe geçti.

Temmuz ayında yapılan bir düzenlemeyle SSK borçlanması kaldırıldı.

Yurt dışındaki vatandaşlar artık SSK borçlanması yapamayacaklar. Türkiye’deki patronlar gibi sadece Bağ-Kur’dan borçlanabilecekler. Günlük borçlanma bedeli de asgari ücretin yüzde 32’sinden yüzde 45’ine çıkarıldı.

SSK’dan 3 bin 600 günde yaştan emeklilik mümkünken, bu süre Bağ-Kur’da en az 5400 güne çıktı.

SSK’dan 5 bin günde erken emekli olunabiliyorken, Bağ-Kur’da kadınlar 7 bin 200 gün, erkekler ise 9 bin gün borçlanmak zorundalar.

Böylelikle, toplamda ödenen para da yaklaşık 2 katına çıkmış oldu. Örneğin SSK’dan 3 bin 600 gün için 98 bin lira ödeyerek emekli olan bir işçi, artık Bağ-Kur’dan 5400 gün için yaklaşık 205 bin lira ödemek zorunda.

Emeklilik hesaplaması da geriye dönük yapılmaya başladığı için, bağlanan maaşlar da düştü. 1 Ağustos öncesi başvuranlar 2000-2500 lira arası maaş alırken, bu tarihten sonra başvuranlar 1000-1500 lira arası maaş alıyorlar.

Dolayısıyla, gurbetçilere Ecevit tarafından verilen yurt dışından borçlanarak emeklilik hakkı, fiili olarak kaldırılmış oldu.

Telefon açtırma ücreti 1838 liraya çıkarıldı.

Bu ücret, yani imei kaydından vergi almak 2012 yılında icat edildi ve 100 lira olarak belirlendi. 2017 yılına kadar olağan enflasyon artışları ile 170 liraya yükseldi. 1 Kasım 2018 tarihine kadar da 170 liraydı. Ne olduysa bu tarihten sonra oldu. Önce 500 lira yapıldı. 2 ay sonra 618 liraya çıkarıldı. 2019 içerisinde 1500 liraya yükseltildi ve son olarak 1 Ocak 2020’den itibaren 1838 lira olarak belirlendi. Yani 1 Kasım 2018 tarihine kadar 170 lira olan bu vergiye, 14 ay içerisinde yüzde 981 zam yapılmış oldu.

Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız artık Türkiye’deki yakınlarına telefon hediye götürmeyi akıllarından bile geçirmiyorlar. Türkiye’de 120 günden fazla kalır ve bu parayı ödemezseniz telefonunuz kullanıma kapanıyor. Bu özellikle Türkiye’de 4 aydan fazla kalan emeklileri ve değişim programlarıyla Türk üniversitelerini tercih eden öğrencileri olumsuz etkiliyor. En azından onlar için özel değişiklikler yapılması lazım.

Dövizle askerlik bedeli de 1000 avrodan 5133 avroya çıkarıldı. AK Parti, ilk olarak bu ücreti 5 bin avrodan 10 bin avroya çıkarmıştı. Sonra tepkiler üzerine 6 bin avroya indirildi. Dövizli askerlik seçim döneminin en önemli vaatlerinden biri olarak kullanıldı. Seçim sonrası bir süre bin avro olarak devam etti. O esnada açıklama yapan milletvekilleri bu ücretin bir daha yükselmeyeceğini söylediler ancak bir süre sonra 2 bin avroya ve en sonunda da 5400 avroya yükseltildi.

Üstelik her sene bu bedel yeniden belirlenecek ve Türkiye’deki bedelli askerlik ücreti gibi arttırılacak.

Bazı arkadaşlar, Türkiye’dekiler bu parayı ödüyorsa yurt dışındakiler de ödesin diye düşünebiliyor ama gözden kaçan önemli bir nokta var. Türkiye’de bu parayı herkes ödeyemiyor. Zengin çocukları bedelli askerlik yaparken, halk çocukları bu parayı bulamadıkları için askere gidiyorlar.

Yurt dışında yaşayan gençler, bu parayı ödeyemeseler de askere gitmiyorlar çünkü vatandaşlıktan çıkma gibi bir şansları var. Dolayısıyla gençlerin önemli bir kısmı bu parayı ödemek yerine vatandaşlıktan çıkmayı tercih ediyor. Türkiye, hem toplamda daha az gelir elde ediyor hem de gençlerin ülkeleriyle en önemli bağı olan vatandaşlık bağı kopuyor.

Sadece para da değil, yurt dışındaki gençlere bir de uzaktan askerlik eğitimi şartı getirildi. Uzaktan bilgisayarla askerlik nasıl olacak, gençler böylelikle generallerin isimlerini mi ezberleyecekler yoksa Counter Strike falan mı oynayacaklar, bilemiyorum. Uygulamaya geçtiğinde ne olacağını hep birlikte göreceğiz.

Verilip de tutulmayan diğer sözler, uçak biletlerinde yüzde 20 indirim yapılacaktı, yapılmadı. Emeklilere çalışma izni verilecekti, verilmedi. Kapıkule’deki kuyruklar bitecekti, bitmedi.

Bulgar gümrüğü dezenfekte ediyorum diye araçlara su sıkıp haraç alıyor. Kimse itiraz etmiyor.

Yeni başkonsolosluklar açılacaktı, açılmadı. Üniversitelerin yurt dışında kampüs açması sağlanacaktı, sağlanmadı. Yurt dışına seçilme hakkı verilecekti, verilmedi.

Vatandaşın aldığı uçak biletlerine indirim yapılmadı ama SunExpress şirketine Cumhurbaşkanlığı kararı ile vergi istisnası getirildi. Emeklilere çalışma izni sağlanmadı ama 27 Aralık 2018 tarihli ve 24 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Cumhurbaşkanı Yardımcılarına ve bakanlara, hem kendi maaşlarını hem de varsa eskiden gelen emekli maaşlarını alma hakkı verildi.

Cumhurbaşkanı yardımcısı demişken, şimdiki Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay eskiden Yimpaş Holding’de çalışmıştı. 2019 yılında yeşil sermaye şirketlerinden Kombassan Holding’in kurtarılmasına ilişkin bir yasal düzenleme yapıldı. Kombassan’a para kaptıranlar, dava açıp paralarını geri alabiliyorlardı. AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla mecliste kabul edilen yasayla artık bu kişilere para değil, hisse verilecek. Verilen hisse de pek bir işe yaramayacak. Kombassan, yeni adıyla Bera Holding Yönetim Kurulu Başkanı, eski AK Partili milletvekili ve bakan Ali Rıza Alaboyun, meclise geldi, komisyonda bilgi verdi, yasanın ne kadar gerekli olduğunu anlattı, yoksa batarız dedi. Sonuçta Kombassan’ı kurtardılar, olan yine vatandaşa oldu.

Bu arada yılın son ayı eski ve yeni milletvekilleri ile bakanlara çakar lamba takma hakkı verildi. Ali Rıza Alaboyun da bu haktan yararlanarak, çakar lamba ile gezebilecek.

Yurt dışından gelen yabancı plakalı araçlara ise trafikte kötü bir haber var. 6001 sayılı kanunun 7. maddesine göre, Türkiye plakalı bir araç, köprüden HGS olmadan geçerse, 15 gün içerisinde aldığı takdirde hiç ceza yemiyor. Ancak yabancı plakalı bir araç geçerse, 10 dakika sonra bile ödese 5 kat ceza yiyor. Üstelik bu cezayı ödemeden ülke dışına çıkmasına da izin verilmiyor. 

Şirketi kurtarılan Ali Rıza Alaboyun, eski bir bakan olarak bir haktan daha yararlanacak. 95 maddelik torba yasayla kasım ayında Cumhurbaşkanı yardımcılarına, bakanlara, bu görevlerde bulunmuş olanlar ile bunların eşlerine, annelerine, babalarına, bakmakla yükümlü oldukları çocuklarına, ölenlerden SGK ile ilişiği bulunmayan dul ve yetimlerine bir hak verildi. Ücretsiz sağlık hizmeti. Üstelik bu, sıradan bir sağlık hizmeti de değil.  Hiçbir devlet memurunun ve sigortalının yararlanamadığı, ücretsiz olarak implant yaptırmak da dahil 5 yıldızlı sağlık hizmeti. 

Gurbetçilerin sağlık hizmetleriyle ilgili de bir düzenleme yapıldı, SGK 1 Eylül tarihinde yayımladığı genelgeyle, (Fransa hariç) yurt dışında sigortalı olanların Türkiye’de sadece acil servislerde tedavi olabileceklerini bildirdi. Poliklinikte tedavi olan gurbetçiler, artık hem muayene ücretlerini hem de ilaç ücretlerini kendi ceplerinden ödeyecekler.

Ve son olarak yurt dışından (ticari amaç dışında) getirilen televizyon, radyo, cep telefonu ve bilgisayar gibi elektronik aletlerden 80 avroya kadar ek vergi alınması karara bağlandı.

Evet, gördüğünüz gibi 2019 gurbetçinin kara yılı oldu. Şunu anlıyorum, bütçe açık veriyor. Borçlar aldı başını gitti. AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında 130 milyar dolar olan brüt dış borç stoku, 450 milyar dolar sınırına geldi dayandı. Aynı dönemde Tüpraş, Telekom, Petkim gibi stratejik kuruluşların da içinde olduğu, kamuya ait binlerce fabrika, işletme, arazi satıldı ve bunlardan yaklaşık 60 milyar dolar gelir elde edildi. Ancak faiz lobisine 15 yılda 216 milyar dolar kaynak aktarıldığı için, bir türlü iki yakamız bir araya gelmiyor.

Bu paraların bir yerlerden çıkarılması lazım. Onu anlıyorum. Ancak neden sürekli gurbetçilerden çıkarılıyor, onu anlamıyorum. Oy vermediler deseniz, verdiler. AK Parti ve MHP, toplamda Almanya’da yüzde 65,1; Avusturya’da yüzde 72,5; Hollanda’da yüzde 73,7; Belçika’da yüzde 75,1 oy aldı.

Faydaları yok deseniz, çok. Sadece Almanya’daki gurbetçiler 2018 yılında Türkiye’ye 5 milyar 300 milyon lira havale yaptı. İzin sezonunda da 6 milyar 350 milyon lira alışveriş yaparak döviz bıraktılar.

İktidara bu kadar oy veren ve ülkelerine bu kadar katkı yapan insanların SSK borçlanması yapma hakkı, SGK Genel Müdürü’nün mecliste verdiği rakamlara göre, 600 milyon lira tasarruf için iptal edildi.

Diğer taraftan Diyanet’in 2020 bütçesi 1,1 milyar lira arttırılarak 11,5 milyar liraya çıkarıldı. Cumhurbaşkanlığı ofislerinin bütçesi ise 3 milyar 152 milyon lira olarak belirlendi.

Hepinize, itibardan tasarruf etmediğiniz, sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir 2020 diliyorum.

Mutlu yıllar…


Like it? Share with your friends!

0
1 share
redaktion

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir