Almanya’da ve Avrupa’da son gelişmeler


0
44 shares

Oktan Erdikmen’in 18.03.2020 tarihli Youtube videosunda yaptığı konuşmanın yazıya dökülmüş halidir:

Robert Koch Enstitüsü dün koronavirüs riskini ‘yüksek risk seviyesi’ olarak güncellemişti. Bugün de bu şekilde yayılmaya devam ederse, 2-3 ay içerisinde 10 milyon kişinin enfekte olabileceğini duyurdu. Enstitü Başkanı Wieler, “Daha haftalarca ve aylarca sürecek bir epideminin başlangıcındayız” dedi.

Salgının tüm etkilerinin ortadan kalkmasınınsa 2 seneyi bulabileceği tahmin ediliyor. Şansöyle Merkel da Alman halkının yüzde 70’inin enfekte olabileceğini söylemişti. Tabi bu en kötü senaryolardan biri. Uyarılara riayet edilmezse, önlemler alınmazsa olabilir. Olsa bile on milyonlarca insanın öleceği anlamına gelmiyor. Çünkü virüs kapanların yüzde 80’inin, bunu hemen hemen hiç belirti göstermeden atlatması bekleniyor.

Kimler etkileniyor, özellikle yaşlılar. Almanya’da ölenler 67 ile 89 arasında. Ancak bağışıklık sistemi zayıf olan, daha önceden kronik hastalıkları bulunan gençler de etkileniyor. Bugün, Avusturya’da, henüz 27 yaşındaki bir Türk genç kız, vefat etti. Uzun yıllardır devam eden şeker ve böbrek yetmezliği şikayetleri nedeniyle hastaneye kaldırılmış ve maalesef korona nedeniyle bağışıklık sistemi daha fazla dayanamamış. Bir Türk vatandaşı da İngiltere’de yaşamını yitirdi. Allah rahmet eylesin. Ölüm zor. Gurbette ölüm daha zor. Bugünlerde gurbette ölüm çok daha zor. Çünkü cenazeler kargo uçaklarıyla Türkiye’ye gidebiliyor ama refakatçiler gidemiyor. Allah yakınlarının cenazesinde bulunamayanlara ayrıca sabır versin.

Avrupa Birliği, AB vatandaşları dışındakilere giriş yasağı getiriyor ama bu yasak, vatandaş olmasa bile, herhangi bir AB ülkesinde oturma iznine sahip olanları kapsamıyor. Örneğin Türk vatandaşısınız ama Almanya’da oturma izniniz var. Siz girebiliyorsunuz. Tabii bütün bunlar, bize ikamet ettiğimiz ülkenin vatandaşlığını almamızın ne kadar önemli olduğunu da gösteriyor. Her şey yolunda giderse oturma izniyle bir sorun olmaz ama işler kötüleştiğinde, böyle olağanüstü durumlarda her ülke kendi vatandaşına öncelik verir. Bu nedenle herkes yaşadığı ülkenin vatandaşlığını almalı. Almanya ve Avusturya gibi ülkeler, çifte vatandaşlığa izin vermiyor ama Türkiye’de mavi kartla zaten Türk vatandaşı gibi işlem görüyorsunuz.

Maliye Bakanı Olaf Scholz, kapanan işletmelere kira desteği verilebileceğini söyledi.Kamulaştırma da ihtimaller dahilinde. Hükümet yetkilileri sürekli Alman maliyesinin gücüne işaret ediyorlar. Kasalarımız dolu diyorlar. İhtimaller konuşuluyor ama somut paketleri de en kısa zamanda bekliyor insanlar.

Birçok işletme kapatıldı. Marketler, hastaneler, eczaneler, kargo servisleri açık. Buralarda çalışacak personele ihtiyaç var. Raflar boş, ziyaret saatleri kısıtlı. Vatanadaşların da sinirleri bozuk. Herkes git gide agresifleşiyor. Herhangi bir olay çıkmaması için, marketlerde ve hastanelerde daha fazla güvenlik personeli görevlendirilecek.

Diğer taraftan aşı çalışmaları devam ediyor. Almanya’da birçok şirket testlere başladı. Ancak ABD’nin satın alma girişimleriyle gündeme gelen CureVac firması, aşıyı ancak sonbahar aylarında piyasaya sürebileceğini açıkladı. Kritik testlere, yaz başında başlanması planlanıyor. Robert Koch Enstitüsü de gerçekçi bir aşının ancak önümüzdeki yıl hazır olabileceğin söylüyor.

Almanya – Polonya sınırında tam 60 kilometrelik bir araç kuyruğu oluştu. A4 kara yolunda, sınır kontrolleri nedeniyle yoğun bir trafik var.

Avrupa’da ise durum şöyle:

Futbol Avrupa Şampiyonası ve Eurovizyon şarkı yarışması ertelendi. Hava yolu şirketi Ryanair neredeyse bütün uçuşlarını durdurdu. İsviçre meclisi ateş düşürücü bazı ilaçlara kota koyulacağını duyurdu. Alımın sınırlandırıldığı ilaçlardan bazıları da günlük hayatta sıkça karşılaştığımız; Aspirin, Ibuprofen ve Paracetamol gibi ilaçlar.

Çin, Fransa’ya 1 milyon maske ve eldiven gönderecek. Vuhan’da Koronavirüs yayılmaya başladığı zaman Fransa, Çin’e yardım etmişti. Bunlar umut veren gelişmeler.

Avusturya Başbakanı Kurz da krizin çok uzun süreceğini söyledi. Şirketlere destek verebilmek için 38 milyar avroluk bir yardım paketi hazırladı.

Çekya, perşembe gününden itibaren maskesiz sokağa çıkmayı yasakladı. Maskesi olmayanların ağız ve burunlarını şalla örtmeleri istendi. Saat 10-12 arasında da sadece 65 yaşından büyük olanlar alışverişe çıkabilecekler.

Bir de dolandırıcılar var. Önceki gün, Köln Üniversitesi Hastanesi’nin deposundan, tam 50 bin maske çalınmıştı. Bugün de Hessen polisi, korona tehdidini kullanarak yaşlıları telefonla dolandıran bir şebekeye karşı vatandaşları uyardı. İnsanları arayıp, “Eşiniz dostunuz oğlunuz korona nedeniyle hastanede, tedavi için şu kadar lazım” diyen bazı vicdansızlar ortaya çıktı Almanya’da. Siz de lütfen çevrenizdeki yaşlı insanları, bu dolandırıcılara karşı uyarın.


Like it? Share with your friends!

0
44 shares
redaktion

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir