Göç

Almanya’ya Türk işçi göçü

Almanya ile Türkiye arasında 30 Ekim 1961’de imzalanan anlaşmanın asıl adı, İş Gücü Değiş Tokuş Anlaşması’dır. Ancak burada herhangi bir değiş tokuş olmadı. Sadece Türk işçilerin Almanya’ya gönderildiği tek taraflı bir yapı meydana geldi.

Almanya – Türkiye arasındaki İş Gücü Anlaşması, Berlin Duvarı’nın örülmesinden 2,5 ay sonra imzalandı. Batı Almanlar, Doğu eyaletlerinden gelenleri komünizmin kurbanları olarak gördüklerinden onlara sempati ile yaklaşmışlardı. Ancak Türklere ve diğer göçmen işçilere aynı sıcaklığı göstermediler.

1961’de başlayan işçi göçü, 1973’te zorlaştırıldı ve 1980’den itibaren Türklere vize uygulanmaya başlandı. Buna rağmen, Türkiye’den Almanya’ya göç, aile birleşimi ve evlilikler yoluyla devam etti.

1964 yılında misafir işçiler için sadece 2 yıllık geçici oturma müsaadesi veriliyordu. Bu durum, ne işçilerin ne de daha uzun süreli istihdam etmek isteyen iş verenlerin hoşuna gittiği için, Federal Parlamento 1965 yılında Yabancılar Kanunu’nda değişiklik yaptı. O yıllarda, milyonlarca yabancı işçi Almanya’ya geliyordu ve bu konuda hukuki düzenlemelere de ihtiyaç duyuluyordu. Geçici oturma müsaadesinin süresi 5 yıla çıkarıldı. Yabancı işçiler, süresiz oturum hakkına başvuru da dahil olmak üzere, birçok yeni hak elde ettiler. 70’li yıllara kadar Almanya’da misafir işçi politikaları ve buna bağlı olarak yabancılar hukuku düzenlemeleri, ekonomi politikası ve dış politika çerçevesinde değerlendiriliyordu. Ancak zaman içerisinde, misafir işçilerin artık misafir olmadıkları anlaşılacak ve uyum konusundan söz edilmeye başlanacaktı.

O tarihlerde özellikle CDU içerisindeki çoğunluk, yabancı işçilerin anadili eğitimi almalarını ve geri döndüklerinde kendi ülkelerine uyum sağlamada zorluk çekmemelerini savunuyordu. Oysa misafir işçilerin artık sadece Alman ekonomisinin ve iş gücünün değil, aynı zamanda Alman toplumunun da bir parçası olduklarını anlamanın zamanı gelmişti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir