Heuss çocukları


0

1960’lı yıllarda işçi ihracı bir devlet politikasıydı. 1963 yılında yayımlanan Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda bunun istihdam politikasının bir parçası olduğu belirtiliyordu.

Diğer işçilerin önünü açmak fikri de mantıklıydı ve öyle de oldu. İlk gelen Türk işçilerin oldukça çalışkan ve itaatkar olmaları, Türkiye’den gelecek işçilerin tercih edilmesini sağladı.

Bunun öncesinde, 1957 yılında “Heuss çocukları” olarak adlandırılan grupta da benzer bir ön açma vakası yaşanmıştı. Nazilerden kaçarak Türkiye’ye sığınan Alman bilim adamlarından biri olan Prof. Dr. Bade, 1957 yılında Türkiye’ye resmi bir ziyaret düzenleyen Alman Cumhurbaşkanı Prof. Dr. Theodor Heuss’un 12 Türk gencini Almanya’da staja davet etmesi fikrini ortaya atmıştı. Alman firma tarafından çok beğenilen bu gençler “Heuss çocukları” olarak adlandırıldı ve staj yapanların sayısı zaman içerisinde 150’ye kadar yükseldi.

Gurbetçi işçilerin oluşturdukları kültür tartışmasına geçmeden önce, eleştiri konusuna değinmekte fayda var. Modern anlamda eleştiri, edebiyatla ve güzel sanatlarla hayatımıza girdi. Bugünse sosyal medya üzerinden her şeyi eleştirebiliyoruz. Ancak kimin neyi eleştirebileceği veya bu konuda yeterli olup olmadığı hususunda bir karar verme mercii bulunmuyor.

Bugün gurbetçilerin giydikleri kıyafetler, yedikleri yemekler, taktıkları takılar hem Türkiye’deki Türklerden hem de Almanya’daki Almanlardan farklı. Ortaya çıkan bu kültürün iyi mi, kötü mü olduğuna kim karar verecek?

Türkiye’deki Türkler mi, Almanya’daki Almanlar mı, yoksa Almanya’daki Türklerin kendisi mi?

Marcel Duchamp adlı sanatçı, adını “Çeşme” koyduğu sıradan bir pisuvarı 1917 yılında Paris’te bir müzede sergilemeye başladı. Bugün pisuvarın kopyaları New York, Londra ve Paris’teki modern sanat müzelerinde baş köşede duruyor. Bu eser, üniversitelerin sanat bölümlerinde tartışılıyor.

Bunun sanat eseri olup olmadığına kim karar verebilirse, gurbetçi modasının iyi veya kötü olduğuna da o karar verebilir. Yani, hiçkimse…

Kaynak: Gurbetçileri Anlama Kılavuzu, Oktan Erdikmen


Like it? Share with your friends!

0
redaktion

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir