Virüs tahmin edilenden hızlı ilerliyor


1
28 shares, 1 point

19 Mart 2020 tarihinde Oktan Erdikmen’in Youtube kanalında yayımlanan videonun çözümüdür:

Almanya’da kabus 15 Şubat’ta başladı. 12 Mart’a kadar, yani bir ay içerisinde toplam 2714 vaka var. Dünden bugüne ise 24 saat içerisinde 2900 vaka var. Vakaların en çok görüldüğü eyaletlerse Kuzey Ren Vestfalya, Bavyera ve Baden Württemberg.

Virüs çok hızlı yayılıyor. Robert Koch Enstitüsü önceki gün, eğer böyle devam ederse 2-3 ay içerisinde 10 milyon kişinin enfekte olabileceğini açıklamıştı. Dün akşam Başbakan Merkel, ulusa sesleniş konuşması yaptı.2. dünya savaşından bu yana, Almanya’nın böyle bir sınav yaşamadığını söyledi Merkel. Bu tarihi bir görevdir dedi. Dayanışma çağrısı yaptı.

Bu virüsün zaten halkın büyük bir kısmına yayılacağı tahmin ediliyor. Hükümetin önlem almasının sebebi virüsün yayılmasını yavaşlatmak. Virüs yavaşlatılabilirse, sağlık sistemleri herkese daha iyi hizmet verecek. Aksi takdirde İtalya’da olduğu gibi çok fazla vakanın görülmesi sağlık hizmetlerinin aksamasına neden olacak.

Bu arada İtalya’daki ölü sayısı toplamda 3405’e yükselerek, virüsün ortaya çıktığı Çin’deki ölü sayısını  bile geride bıraktı.  Çin’de bugün kimse ölmedi. Avrupa hastalığın merkezi haline geldi. Hakikaten büyük bir sınav veriyor. Birleşmiş Milletler de açıklama yaptı bugün. Virüsün yayılmasına izin verirsek milyonlarca insan ölecek diye. Benim anlamadığım herkes açıklama yapıyor, durum çok ciddi, 2. Dünya Savaşından bugüne falan tamam ama herkes de hala sokakta. Almanya’da durum bu kadar ciddiyse neden karantina ilan edilmiyor. Belirsizlikler içerisinde yaşıyoruz. Belirsizlik olunca savaştan bile kötü. Savaş olsa karşındaki düşmanı bilirsin. Senden ne istediğini bilirsin. Az çok bunun ne zaman biteceğini bilirsin ama bunu bilemiyorsun. Zengin fakir ayrımı yok. Herkese bulaşıyor. Yeşiller Partisi eski eş başkanı Cem Özdemir bugün korona virüsüne yakalandığını açıkladı. Monaco prensi de yakalanmış.

Birçok ülkesi karantina ilan edildi. Avusturya’da 750 bin nüfuslu Tirol eyaleti, 5 nisana kadar tamamen karantinaya alındı. Vatandaşlar sadece kesinlikle gerekli durumlarda, örneğin markete veya doktora gitmek için evden çıkabilecekler. Fransa’da da sokağa çıkma yasağı var herkes uymuyor. 70 bin kontrol yapıldı ve 4 bin kişiye para cezası kesildi.

Fransa İçişleri, sokağa çıkanlara ‘aptal’, maskeleri çalanları da ‘aşağılık ve rezil’ dedi bugün. Dün Köln’de 50 bin maske çalınmıştı. Bugün de Münster Hastanesi’nden maske çalan bir kişi tutuklandı. Hakikaten insanlık büyük bir sınav veriyor ama bu olaylar da neden bugünlere geldiğimizi gösteriyor gibi.

Hepimizin hayalleri vardı değil mi, nasıl da unuttuk hepsini? Kimi işe girecekti, kimi okulu bitirecekti, kimi Türkiye’ye izne gidecekti, kiminin oğlu evlenecekti. Her şeyimizi elimizden aldı virüs. İnsanlar stres altında. Bugün Mannheim’da bir kişi hastaneye kaldırıldı ama koronadan değil. Markette tuvalet kağıdı kavgasında yaralandığı için hastaneye kaldırıldı. Almanya’da tuvalet kağıdı bulmak neredeyse imkansız Marketlere gelir gelmez bitiyor. Uzmanlar bunun sebeplerini tartışıyorlar televizyonlarda. Düşünsenize, düne kadar Cern’de atom parçacıklarını inceleyen, dünyanın oluşumunu ortaya çıkaran Avrupa, vatandaşlarının neden tuvalet kağıdı istiflediğini tartışır hale geldi.

İnsanlar artık yolda birbirilerine selam bile vermiyorlar. Herkes acaba bana virüs bulaştırır mı diye bakıyor.

Bavyera’da Abitur sınavları iptal edilmişti. Thüringende de ertelendi bugün. Okullar tatil. Aile içi şiddet hatlarına yapılan ihbarlarda patlama olmuş. Eşler kavga ediyor. Çocukların gelişimi açısından oldukça sıkıntılı bir dönem. Çok küçük yaştakiler anlamıyorlar ne olup bittiğini. Gençleri evde tutarsanız sürekli patlama yaşarlar. O nedenle özellikle yetişkinler bu dönemde çok dikkat etmek zorunda.

Alman ekonomisi resesyona giriyor. İhracata dayalı bir ekonomisi var Almanya’nın. Dünya korona krizine girince, araba alacak kimse de kalmadı. Fabrikalar bir bir kapanıyor. Şirketler işçi çıkarıyor, çalışma saatlerini azaltıyor. Şu dönemde işten çıkarmalar yasaklanmalı diye düşünüyorum.

550 milyar avro destek paketi var deniyor ama henüz somut bir şey yok. Holdingler şimdiden sıraya girdi bu parayı paylaşmak için. Vatandaş da acaba bana bir şey kalır mı diye bekliyor. İnsanların kredileri var, kiraları var, taksitleri var. Çocuğu olanların daha çok masrafları var. Bir an evvel şu programların açıklanması lazım. Doğrudan vatandaşa destek olunması lazım.

Türkiye’ye gidememe psikolojisi de olumsuz etkiliyor vatandaşlarımız.  Bu arada Türkiye, Yunanistan ve Bulgaristan kara sınırlarını kapattı. Tamamen ve çift yönlü olarak kapatıldı sınırlar. Giriş çıkış yok.

Doğru karar. Çok dikkatli olmak lazım. Virüs en çok yaşlılara ve hastalara etki ediyor ama İngiltere’de bugün 9 aylık bir bebekte koronavirüs tespit edildi. Üç gün önce de yine yeni doğan bir bebekte çıkmıştı.

İtalya’da ordu da devreye girdi. Cesetler askeri araçlarla taşınmaya başladı. Alman Savunma Bakanı AKK, Kramp-Karrenbauer, ordunun göreve hazır olduğunu söyledi. 180 bin aktif asker var almanyada. 75 bin yedek asker var. Bunlar çalışmalara destek verecekler. Ordudaki 3 bin doktor da sivil hastanelere destek olacak. İki ay önce Avrupa’da sınırlar kapanacak, ordu göreve çağrılacak, binlerce kişi ölecek deseydiniz, buna inanacak tek bir kişi bile bulamazdınız. Bugünse iki ayda her şey düzelecek derseniz inanacak birini bulmakta zorlanırsınız.

Ama güzel haberler de var. Almanya’daki Türk gençler, koronavirüs salgını nedeniyle evlerinden dışarı çıkamayan yaşlıların market alışverişini yapıyorlar. Berlin’de Münih’te Offenbach’ta farklı çevrelerden 3 inisiyatif var. Bunun ülke geneline yayılmasını umuyoruz.

Aşı konusunda da farklı bilgiler gelmeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, aşının en kısa sürede bulunacağı konusunda söz verdi. Almanya’da çalışmalar sürüyor. Japonlar, Çinliler, bilim dünyası korona ilacına kenetlenmiş durumda. 103 ayrı araştırma var. Ama bunların tüm dünyaya yetecek şekilde üretiminin en iyi ihtimalle kasım ayını bulması bekleniyor.

Keşke dünya kaynaklarını saçma sapan yerlere, silahlara, savaşlara, lükse ve şatafata harcamasaydık. Bilime teknolojiye yatırım yapsaydık. O zaman bu süreci atlatmamız çok daha kolay olurdu. En azından bugünlerden çıkaracağımız ders bu olsun.

Editör: Cem Ekici


Like it? Share with your friends!

1
28 shares, 1 point
redaktion

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir